Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Arap Baharıyla birlikte
dönüşüm yaşayan ülkelerin ekonomik anlamda kalkınması için ellerini
uzatacaklarını ifade etti.
İşadamlarına konuşan Davutoğlu, "Oralara yatırım yapmak
bizim ülkemize yapmak kadar değerli" dedi. Avrupa ülkelerini kibirli
olmakla suçlayan Davutoğlu, onları bu kibirlerinin yok edeceğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile Enerji ve Tabi Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği MÜSİAD) Kayseri
Şubesi'nin düzenlediği programa katıldı. Bakan Yıldız programda kısa bir
konuşma yaptı. Ardından Dışişleri Bakanı Davutoğlu, 'Değişen dış politika ve iş
dünyasına etkileri' konulu bir konferans verdi. Türkiye olarak üzerinde
yaşadığımız coğrafyanın hakkını vermemiz gerektiğini ifade eden Davutoğlu, bu
hakkın bütünleşmek olduğunu söyledi. Dünyanın kriz kuşağından geçtiğine işaret
eden Davutoğlu, "Onun için güneyinizdeki kriz kuşağına Suriye'den Fas'a
kadar hatta geçen sene Kırgızistan'da ilk çatışma yaşandığındaki politikamıza
baktığımızda bir şeyi hedefledik. Bu kriz ortamından nasıl bir vizyon üreterek
nasıl yeni bir entegrasyon sağlayabiliriz? Biliyorum bu söylediklerimle
Suriye'deki şu anki konjonktür arasında bir çelişki var. Ama bu çelişki
Suriye'nin kendi yönetiminin kendi halkıyla çatışmasından kaynaklanıyor. Bu
çelişki aşılacak. Hiçbir ülke bu çelişkiyle yaşayamaz. Kendi halkıyla
çatışanlar, halkı yenemezler ve onların karşısında yenilirler. Bugün Türkiye'nin
gelişmesi devletin ve milletin arasındaki derin strateji, arasında bağ
kurulmasındandır. Bu dalgalanmalar geçecek. Biz bütün Ortadoğu halklarıyla tek
bir ekonomik havza oluşturmak için her adımı atacağız" şeklinde konuştu.
DÖNÜŞÜM GEÇİREN ÜLKELERE ELİMİZİ UZATMALIYIZ
Türk işadamlarının bir perspektif olarak dönüşüm geçiren
ülkelere ulaşmayı benimsemesi gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, "Tunus'ta,
Libya'da, Mısır'da, Kuzey Afrika'da oluşan yeni yönetimlere her türlü desteği
vereceğiz. Oralara yatırım yapmak bizim için ülkemize yapılan kadar değerlidir.
Sizden en büyük beklentimiz bu dönüşüm geçiren ülkelere elinizi uzatmanız,
oralara gitmeniz ve oralardaki ticaret imkanlarını sonuna kadar zorlamanızdır.
21. yüzyıl bu coğrafyalarda şekillenecek. Avrupa coğrafyasında şekillenmeyecek.
Orta Asya, Balkanlar, Ortadoğu coğrafyaları bizim için mutlak anlamda entegre
edilmesi gereken coğrafyalardır. O zaman biz yerel olandan ulusal olana ulusal
olandan bölgesel olana geçme imkanı sağlayabiliriz. Ayrıca daha önce hiç
açılmadığımız Afrika'ya, Latin Amerika'ya ve Doğu Asya'ya ulaşmak. Son 2 yıl
içinde 15 yeni büyükelçilik açtık. Afrika'ya 6 büyükelçilik daha açacağız. Niye
bunları yapıyoruz? " Sizlerin Afrika'da en rahat şekilde hareket etmenizi
temin etmek için. Hattı teşebbüs yoktur sathı teşebbüs vardı. Bu satıh bütün
dünyadır" dedi.
BAŞBAKAN TALİMATIYLA HER ALANDA İŞBİRLİĞİ
Geçen sene bu vakitler Mısır, Tunus, Fas ve Libya'da büyük
sıkıntılar olduğunu hatırlatan Bakan Davutoğlu, "Fas bu sıkıntıyı kendi
iradesiyle aştı. Libya'da çatışma çıktı. Tunus'ta daha kısa süreli bir
bunalımla aşıldı. Mısır'da yine çatışmalar oldu ama Libya'ya göre daha kolay
aşıldı. Ama bugün buralarda demokratik seçimlerle iktidara gelen bütün
devletler yönlerini Türkiye'ye çeviriyor. Tunus'ta kurulan hükümetin dışişleri
bakanı ilk dış ülke ziyaretini Türkiye'ye yapmayı tercih etti. Bütün devlet
kurumlarımıza son Bakanlar Kurulu toplantımızdan sonra Başbakanımızın
talimatıyla bir genel stratejik yöneliş talimatı gönderildi. O da şudur; bütün devlet
kurumlarımız Tunus'un ayağa kalkması için oradaki mukabil kurumlarıyla her
türlü yoğun ilişkiye girecekler. Önümüzdeki günlerde Ekonomi Bakanımız bir
heyetle Tunus ve Libya'ya gidecek. Aynı şekilde önümüzdeki günlerde Fas
Dışişleri Bakanı ilk ziyaretini Türkiye'ye yapmak üzere buraya geliyor. Libya
Başbakanı da… Oturup Libya'nın nasıl ayağa kalkacağıyla ilgili konuşacağız.
Bütün bakanlıklarımızın bu konuyla ilgili çalışması var" şeklinde konuştu.
AVRUPA'YI KENDİ KİBRİ YOK EDECEK
Avrupa ülkelerini kibirli olmakla suçlayan Dışişleri Bakanı
Davutoğlu, "Bu Avrupa kibri Avrupa'yı yok edecek. Avrupalılar artık 19. ve
20. Yüzyılda yaşamadıklarının farkında olmalılar. Ne sömürge devrinde yaşıyoruz
ne de insanlara tarih dikte ettirecekleri ve onlara nasıl düşünmeleri
gerektiğini dikte ettirebilecekleri bir dönemde yaşıyoruz. Ne de bütün
ekonominin Avrupa'ya aktığı bir dönemde yaşıyoruz. İşte yarın tarih algısı
bağlamında bu kibrin bir sınavı daha olacak. Bu kibirleri Avrupa için en büyük
tehdittir. Başka milletlerin tarihleri hakkında yorum yapmak veya başka
ülkelerin ekonomileri üzerinde plan yapma hakkını kendilerinde gördükçe tarihin
akışı içinde kalırlar. Bizim Avrupa tarihine bakış açımız bütünleştirici ve
birleştiricidir" diye konuştu.
SURİYE İLE DE BARIŞACAĞIZ
Bölgede devletlerin halklarıyla barışması gerektiğini
vurgulayan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Devletler halklarıyla barıştıkça
tarihleriyle barışacak ve bizimle barışacaklar. Bizimle birlikte el ele yeni
bir geleceğe yürüyeceğiz. Bu Suriye'de de böyle olacak. Halkın iradesi egemen
olduğunda bizim Suriye ile mutlak anlamda ekonomik ve sosyal entegrasyonun önü
açılacak. Kendisi içinde değişerek dönüşerek bu yapıyı kurmaları için çok çaba
gösterdik. İnşallah gece gündüz çalışarak Suriye'yi bu dar boğazdan
çıkarabilmek için komşuluk hukukumuzun gereği olan her şeyi yapacağız"
diye konuştu.
HERKES TÜRKÇE ÖĞRENECEK
Paris'te gezen bir milli Türk edebiyatçısının hatıratını
anlatan Bakan Davutoğlu, "Galiba Melih Cevdet Anday'dı. Hatıratında
yazmış. Paris'te yürürken birisi koşarak üzerine geliyor ve 'Hemşehrim şu
adrese nasıl gidebilirim?' diye soruyor. O da tarif ediyor. Sonra kendisinin
Türk olduğunu nasıl anladığını merak ederek adama soruyor. Adam 'Ne bileyim
senin Türk olduğunu' diyor. 'Peki Türkçe sordun sen bana.' Adam, 'Ben başka dil
bilmem ki' diyor. İşte Türk vatandaşının şeyi bu. Herkes Türkçe bilmelidir,
öğrenecek de. Özellikle de Fransa'da öğrenecekler. Dün 35 bin vatandaşımız
Avrupa'da Türklerin olduğunu ve ebediyen de olacağını Paris'te haykırdı. Ben
bunlara müteşekkirim. Biz bu coğrafyalarda hep olduk ve olacağız. Başkaları
bundan telaşlanabilir ama eskiden olmadığımız coğrafyalarda da olacağız
inşallah" şeklinde konuştu. (Haber Merkezi)