Eğitim-Bir-Sen Kayseri Şube başkanı Aydın Kalkan, meydan
postanesi önünde öğretmen ve öğretim elemanlarının maaş mağduriyetleri ile
ilgili bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasından sonra Cumhurbaşkanı,
Başbakan ile Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Maliye Bakanlarına
memur ve öğretmen maaş bordrolarından birer örnek gönderildi.
Aydın Kalkan, Öğretmen ve öğretim elemanlarının
mağduriyetleri ile ilgili bir kez daha basın açıklaması yapmak zorunda
kaldıklarını belirterek ,“Biz Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak 666 sayılı KHK
ile getirilmek istenen “eşit işe eşit ücret” uygulamasını, toplumumuzdaki ücret
dengesizliğini ve adaletsizliği ortadan kaldırmak veya azaltmak için
desteklediğimizi bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. 1 Ocak 2012 tarihi itibari ile
okulda çalışan hizmetli maaşı 2.233 TL, memur maaşı 1.930 TL, öğretmen
maaşı 1.662 TL dir. Bu maaşlar 2011 yılının enflasyon farkları ile hesaplanan
maaşlardır. Kamu çalışanları cumhuriyet tarihinde ilk defa ocak ayında maaşlarını zamsız almaktadır.
Bundan önceki yıllarda yetkili sendikalar pazarlık masasınadan kaçıyordu, bu
yıl Eğitim-Bir-Sen yetkiyi aldı işveren masadan kaçıyor, ancak korkunun ecele
faydası yoktur. Toplu sözleşme masasına oturmak kanuni bir mecburiyettir. Bu
durumun sorumlusu esasen on yıldır yetkiyi iyi kullanamayan sendikalardır.
Fakat kendileri sütten çıkmış ak kaşık gibi, sanki yetkiyi biz kullanmışız gibi
davranmaya çalışıyorlar. Manipülasyon ve kışkırtıcılık yaparak kendilerini
masum göstermeye çalışıyorlar. Bu tutumlarıyla eğitim çalışanlarına hiçbir
katkı sağlayamazlar. Sendikacılık yapacaklarsa dosdoğru yapsınlar.”
Kalkan sözlerini şöyle sürdürdü. Halk oylaması ile memurlara
verilen toplu sözleşme hakkının kullanılması için gerekli uyum yasaları 15
aydan fazla bir süre sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilebildi, ne
zaman tamamlanacağı da henüz belli değildir. Bir an önce, hem de hemen gerekli
yasal düzenlemeler yapılarak toplu sözleşme görüşmeleri başlatılmalıdır. Bazı
bakanlar zammı biz mi belirleyeceğiz yoksa hakem kurulumu belirleyecek diyor,
bu bakanlara buradan sesleniyorum. Referandumda bu hakların verilmesine evet mi
dediniz yoksa hayır mı dediniz?. Evet dediyseniz memur zammı toplu sözleşme
masasında belirlenecektir. Bunu artık hazmediniz. Toplu sözleşme yasasıyla
ilgili
sendikalarla varılan bazı mutabakatlarda da değişiklikler
yapılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bunları da yetkililerin eğitim çalışanlarına
izah etmesi gerekiyor.”
Siyasilerin bütçeden en fazla payın eğitme ayrıldığını
söyleyen siyasilere seslenen Kalkan, bu konu ile ilgili şu görüşlere yer
verdi.“Diğer taraftan siyasi yetkililer, her fırsatta en fazla bütçeyi eğitime
ayırdıklarını söylüyorlar. Toplum da en çok eğitimcilerin önemsendiğini ve en
yüksek maaşı öğretmenlerin aldığını sanıyor. Genel yönetim bütçesinden en fazla
pay eğitime ayrılıyor ama kamuda en düşük ücreti de eğitimciler alıyor. Bu
haksızlık, bu çarpıklık bir an önce düzeltilmelidir”.
2008’de OECD ülkelerinde GSYİH’dan eğitime ayrılan payın ortalaması
yüzde 5,71, Türkiye’de ise yüzde 3,18 idi. 2012 genel yönetim bütçesinden
eğitime ayrılan pay ise 3.97’dir, yani
OECD ülkelerinin 2008 yılı ortalamasını bile yakalayamamış durumdayız.
Türkiye’de ki eğitimcilerin iş yükü OECD ülkelerindeki
eğitimcilerin iş yükünün çok üstünde olduğu halde bize verilen değer ve
aldığımız ücret onların yarısı bile değildir. Şu anda eğitimcilerimiz en az
maaş alan devlet memuru durumuna düşmüştür. Biz bu durumu hak etmiyoruz, kabul
de etmiyoruz. Biz boş laflar, süslü cümleler istemiyoruz, lütuf istemiyoruz.
Hak ettiğimiz itibarı ve ücreti istiyoruz.”
Cumhurbaşkanı, başbakan ve bazı bakanlara birer memur ve
öğretmen bordrosunu göndereceklerini belirten Aydın Kalkan, “Buradan sayın
Cumhurbaşkanımıza, sayın başbakanımıza, Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik ve Maliye Bakanları ile sorumluluğu olan diğer bütün yetkililere
sesleniyoruz. Öğretmenlerimizin ve öğretim elemanlarımızın mağduriyetini bir an
önce gidersinler. Hiç kimse 700 binden fazla öğretmeni ve öğretim elemanını
hafife alamaz, mağdur edemez.Biz bu gün buradan sayın Cumhurbaşkanımıza, sayın
başbakanımıza, Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Maliye Bakanlarına
bir milli eğitim çalışanı memur ile ondan daha az maaş alan bir öğretmenin maaş
bordrolarını gönderiyoruz. Biz memurlarımızın maaşını fazla bulmuyoruz. Amacımız öğretmenlerin en az maaş alan devlet
memuru durumuna düşürüldüğünü bir kez daha göstermek ve bu mağduriyetin
giderilmesini sağlamaktır” açıklamasında bulundu.