. Gürpınar, aynı
zamanda Atatürk portresini Türkiye'de en hızlı çizen ressam olmak için hazırlık
yapıyor.
Resim öğretmeni
Hasan Gürpınar, emekli olduktan sonra kendisine ait bir resim atölyesi açtı.
Açtığı atölyede çeşitli konularda resimler yapan Gürpınar, 17. yüzyılda saray
içerisinde yer alarak padişahı bile mest eden Kayserili mizah ustası 'İncili
Çavuş'u da karikatür haline getirdi. Karikatürleri yerel gazetelerde yayınlanan
Hasan Gürpınar, yaptığı işten büyük zevk aldığını söyledi.
Türkiye'de
'İncili Çavuş'u karikatür haline getiren ilk ressam olduğunu ifade eden
Gürpınar, "Çalışmalarımda özellikle 'İncili Çavuş' tiplemesini
kullanıyorum. Üniversite yıllarımda bir mizah dergisi çıkarmıştık. Türkiye'de
'İncili Çavuş' tiplemesini ilk olarak bu dergide ben yapmıştım" dedi.
Hazır
cevaplığıyla bilinen ve mizah konusunda çok usta olan 'İncili Çavuş'un,
Kayseri'de doğduğunu ve 17.yüzyılda saraya kadar yükseldiğini söyleyen
Gürpınar, "İncili Çavuş, Kayseri'nin Tomarza ilçesinde dünyaya gelmiştir.
Adı şimdilerde Tomarza'nın bir köyüne verildi. İncili Çavuş, 17. yüzyılda
saraya kadar yükselmiştir. Hazır cevaplılığı ile bilinir. Ben de bu İncili
Çavuş'u güncelleyerek çizgili bantlara yükleyip karikatür haline getiriyorum.
Kendi toplumumuzdan çıkıp Türkiye'ye kendini tanıtan mizah
ustalarını
yaşatmak büyük onu veriyor" ifadelerini kullandı.
Hasan Gürpınar,
ayrıca Atatürk portresini Türkiye'de en hızlı çizen ressam olmak için hazırlık
yaptığını söyledi.
İNCİLİ ÇAVUŞ
KİMDİR?
İncili Çavuş,
Türk mizah kültürünün önemli simalarından birisidir. Kayseri'nin Tomarza ilçesi
Travşın köyünde doğmuştur. Esas adı Mustafa Çavuş'tur. 16. yüzyılı ikinci
yarısı ile 17. yüzyılın ilk yarısında, I. Ahmet döneminde yaşamıştır. İncili
Çavuş, padişahın yakını olarak gördüğü her aksaklığı alaya almış hatta zaman
zaman padişah bile onun güldürücü ve iğneleyici sözlerine hedef olmuştur.
İncili Çavuş'un zeki, hazırcevap bir siyaset ve devlet adamı olduğu kaynaklarda
belirtilmektedir. Tarihçi Naima
tarafından
aktarılan kayıtlarda İncili Çavuş'un IV. Murat devrinde İran'a elçi olarak
gönderildiği, Şah I. Abbas ile müzakereci olarak karşı karşıya geldiğini ve
müzakereler esnasında zekası ve açıkgözlülüğüyle şahı ikna ederek Osmanlılar
lehine barış yapılmasını sağladığı anlatılmıştır.
Yönetmenliğini
Semih Evin'in yaptığı 1951 tarihli filmde, İncili müzikal bir komedi içerisinde
İsmail Hakkı Dümbüllü tarafından, 1968 yılında yönetmenliğini Nişan Hançer'in
yaptığı filmdeyse Saadettin Erbil tarafından canlandırılmıştı.