ÖZTÜRK açıklamasında şunlara yer verdi :
“Dün Türkiye Cumhuriyetine ihanet eden vatan hainine Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde anma toplantıları düzenlendi.
Bu hain; 1925 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesi merkez olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesinde İngilizlerin desteğiyle bir isyan başlatmıştır. İsyanın amacı Sevr Antlaşmasında belirtilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini kapsayan bir Kürt devleti kurmaktır.
Türkiye ve İngiltere Musul meselesini halletmek için Milletler Cemiyetinde görüşmelere başlamışlardır. Fakat görüşmeler anlaşmazlıklar yüzünden sık sık kesintiye uğruyordu. Mustafa Kemal ATATÜRK Musul’u almaya kesin kararlı olduğu için Irak sınırına askeri yığınak yaptı. İngilizler de Türkiye’nin Musul’u almasını önlemek amacıyla Anadolu’da bilinen İngiliz ajanlarının desteğiyle Şeyh Sait ve adamlarını Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı isyan ettirdiler.
Türkiye, Irak sınırına yığdığı askeri birlikleri isyanın bastırılması için isyanın olduğu bölgeye kaydırdı. Şeyh Sait ve adamları yakalanarak İstiklal Mahkemesinde Hıyanet-i Vataniyeden yargılandılar.
Türkiye Şeyh Said isyanı yüzünden Misak-ı Milli sınırları içerindeki Musul’u Irak’a bırakmak zorunda kalmıştır.
Görünen o ki seksen beş yıl önce gösterimi yarım kalan film yeniden vizyona konulmuştur. Ancak bu filmin senaryosunu yazanların unuttukları bir nokta var: Türk Milleti bu İngiliz uşaklarına gereken dersi verip leşlerini köpeklere nasıl yem etmişse bugün de Amerika’nın şunun bunun köpekliğine heves edenlere aynı dersi misliyle verecektir.
Bu yaşananlar Türk Milletini derinden yaralamıştır. Her konuda iddianame hazırlayıp birçok insanı suçu bile belli olmadan yıllarca içerde yatıran savcılarımız; Herhalde bu konuda da iddianame hazırlayacaklardır. O Yürekli Cumhuriyet Savcısının çıkacağını ümit ediyoruz.
Türk Milleti unutma!
Düşman aradan yüzyıl da geçse hiçbir hesabı kapatmıyor, günü gelinceye kadar bekletip yeni figüranlarla tekrar tekrar sahneye koyuyor. Bize düşen senaryo da figüran da değişse dostunu tanımak düşmanını unutmamaktır.
Çünkü su uyur düşman uyumaz.”