Düşenin dostu olmazmış derler ya!
İşte böyle bu dünyanın düzeni. Bir kere düşmeye gör yeter ki!.. Arkaya bakmana bile fırsat vermeden aldığın darbelerle yıkılır gidersin.
Belli ki; Kayseri emniyet müdürü iken Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Orhan Özdemir için de durum böyle...
Bir kere düştümü vurun abalıya misali. Şöyle gazetelere bakıyorum, yorumları okuyorum da şaşmamak elde değil.
Teşkilatını ezdirmeyen ve hatta ismi anılan şebekenin “Ağbabanızı tanıyorum” naralarına karşı olay yerine giderek tavır koyan, haddini bildiren bir Emniyet Müdürü hakkında bu kadar pervasızca bir sindirme kampanyası yapılıyor ya, hakikaten şaşmamak elde değil.
Tabi olay yargı aşamasında olduğu için kesin hüküm verilmeden suçlu mu? suçsuz mu? bunu bilemeyiz.
Ama Özdemir ile ilgili başlatılan linç kampanyasının iftiradan ibaret olduğunu düşünüyorum.
İftira ve Komplo...
Ha!.. Yaptıysa bir hata Allah ıslah etsin.
Hatası yok ise de kimse vebaline girmesin.
Hal böyleyken kendini “dinci” adleden yandaş medya yok mu?
Fırsatı ganimet zannedip balıklama dalıyorlar mevzuya...
Hele birisi manşet atmış, “Horuz’un yemi müdür beyden” diye...
Madem buğday ambarının amiri sizsiniz, Efendim sizin yeminiz nerden bunu da açıklayın!
***
Bilindiği üzere Kayseri’de güvenlik, temizlik ve yemek ihalelerine fesat karıştırdığı iddiası ile çok sayıda gözaltı oldu ve bununla birlikte Kayseri’nin tanınmış isimlerininde içinde bulunduğu 11 kişi tutuklandı.
Bu tutuklamalarından bununla sınırlı kalacağını düşünmüyorum.
Hele hele Orhan Özdemir gibi “Adam gibi adam” duruşu ile bilinen bir müdür hakkında tutuklama kararı alınıyorsa, bunun arkası çorap söküğü gibi gelecektir.
Çünkü operasyonda adı geçen firmaların ağırıklı olarak girdiği ihaleler resmi kurumlar başta olmak üzere; belediyeler ve üniversitede açılan ihaleler. Hele hele Erciyes Üniversitesi’nde bu işten dolayı çok kişinin başı ağrıyacağa benziyor. Hatırlarmısınız “Okyanus” operasyonunu...
Birde belediye boyutuna bakarsanız işin ki; dün bazı tv kanallarında “Kayseri’nin tanınmış eşrafı ve yöneticilerinin” ismi zikredilmeden bazı haberler yayınlanmış.
Durum o zaman daha da vahim bir hal alabilir. Çünkü firmalar belli. Alınan ihaleler belli.
Bu işin bir boyutu.
Sadece iş bununla sınırlı kalırsa, hakikaten yazık olur.
İşin bir diğer boyutu ise daha ihaleyi almadan hatta ihale açılmadan işçi alım formu doldurtan firmalar varmış(!)
Hatta ve hatta bu firmalar bu formları bir siyasi partinin il teşkilatına bırakmışlar(!)
Eğer hakikaten şu telefonlar dinlenmişse ve bazı istifalar bu iş ile alakalı ise vs. vs...
O zaman film kopmuş demektir!
Varın ötesini siz düşünün...
MİTİNG YERİNE AÇIKLAMA!..
Kayseri'de 24 sivil toplum kuruluşu biraya gelerek terör olayları hakkında istişare yapmış!
22 Haziran günü yapılan istişareden sadece "Açıklama" yapma kararı alınmış!
Yapmış! Almış! falan diyorum. Çünkü Koskoca Kayseri'de teröre tepki adına sadece bir metin hazırlanmış ve açıklama yapılmış.
Hakikaten çok önemli bir tepki! ve çok önemli bir karar!
Sanırım devlet politikasını değiştirip, kırmızı çizgilerimizi(hoş o da kalmadı da!) bu açıklama ile tekrar gözden geçirecektir.
26 yıllık tecrübeden bahseden "saygı duyduğum" sivil toplum kuruluşları üç yıl öncesini tecrübe etmiş olsalardı, bugün "yapmış olmak için" bir açıklama yapmak yerine Kayseri'yi ayağa kaldıracak bir miting düzenlerlerdi.
Ama tabi bu birilerin işine gelmez.
AKP oy kaybeder...
Neyse artık, seçimden sonra yaparsanız, herkesin gazını şöyle bir alırsınız artık.
Açılımcı gardaşlarımız en öne düşer, bakanımız vekilimiz gelir hem daha protokol olur değil mi?
Ayrıca toplantı detaylarını ve orada Memursen İl Temsilcisi Aydın Kalkan ile Türk Ocağı başta olmak üzere; Yörtürk, Kamusen, Oto Galericiler Sitesi Başkanı arasında geçen "TÜRK'LÜK" mevzusunu önümüzdeki günlerde sizinle paylaşacağım.