Konuyla ilgili ilk tepki Kayseri'den geldi. Türk Eğitim-Sen 2 Nolu şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, yaptığı yazı açıklama ile sert tepki gösterdi. Öteyandan Turan Kültür Derneği Genel Sekreteri Fatma Turfutalp'ta bir açıklama yaparak tepkisini ortaya koydu.
Artan tepkiler üzerine eğitim-bir-sen geri adım atarak, Alparslan Türkeş'in sitede yer alan fotoğrafını değiştirdi.
Türkiye'de ilk tepkiyi ortaya koyan Ali İhsan Öztürk, “İTE HOŞT, EŞEĞE ÇÜŞ ADAMA DA DUR DEMESİNİ BİLİRİZ!” dedi.
Öztürk açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’de nesebi gayri sahihler, ihaneti iliklerine kadar hissedenler gemi azıya alarak, ağızlarından salyalar akıtarak Türk Milletine ve onun evlatlarına pervasızca ve hayâsızca sahiplerinden aldıkları talimatlar doğrultusunda saldırmaya devam etmektedirler.
Bu saldırganlar şu an hayatta olanlardan hırslarını alamayınca rahmeti rahmana kavuşmuş Türk Büyüklerini hedef almaya başladılar.
Kendisine sendika süsü veren tetikçiler, tutmalar ve işbirlikçiler sitelerinde yayınladıkları fotoğraf ve yazılarla bu millete karşı içlerinde taşıdıkları kini ve nefreti bir kez daha ortaya koydular.
Türk Milleti bu saldırıları tarih boyunca çok gördü. İçerdeki beslemeler bacağımıza çok sarıldı. Ancak bu millet bu mahlûkatları tekrar bağlayacak ya da önüne yalını verip susturacaktır.
Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz. Bu milletle ve onun evlatları ile uğraşanların sonu hep malumdur. Malumdan malumatı olmayanlar tarihe bir kez daha baksınlar.
Türk Milleti bu tür tutmaları not etmektedir.”
TURAN KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN TEPKİ!
Turan Kültür Derneği Genel Sekreteri Fatma Turgutalp ise açıklamasında şunları söyledi:
“Sözüm ona bir sendikanın sitesinde Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ'in resmi altında “Onlar Kendi Çirkinlikleriyle Tarihimizi Kirletti ve Millet O Hainleri Lanetiyle Boğdu” başlıklı bir yazının yer aldığı dikkat çekmektedir. Şimdi ortada hol yokken yumurta yokken acaba bu beyler ya da bayanlar, bu millete hizmet etmek için ömrünü adamış ve dâr-ı uhraya intikal etmiş bir TÜRK BÜYÜĞÜ'ne ne diye gaflet ve de dalalet içinde dil uzatmaktadırlar?
Aslında sorunun cevabını Tıpkı;
Muhtereme sormuşlar:
-İnsanları nasıl bilirsin?
-Kendim gibi, cevabını vermiş...
darb-ı meselinde olduğu gibi... “hile, yalan-dolan ve dahi bilumum çirkef içinde yüzen, her türlü şer odaklarıyla işbirliğine hazır olan insanlardan ne beklenir” diyerek vermek mümkündür. Ancak biz, böyle ucuz ve bayat polemiklere girmeden belki azıcık akıl, azıcık izanları var ümidiyle kısaca Alparslan TÜRKEŞ'i tanıtalım istiyoruz.
Yüce Türk Milletinin yetiştirdiği nadide insanlardan biri, aslen Kayseri'li olan Alparslan TÜRKEŞ, 25 Kasım 1917'de Lefkoşe'de doğdu. 1938 yılında Harbiye'yi bitirdikten sonra Türk ordusuna katıldı. 1944 yılında üstteğmen rutbesinde iken Türk'ün ölmediğini cümle cihana göstermek için Ankara'da tertip edilen yürüyüşte bulundu.
İşte bu yürüyüşten sonra “TÜRKÇÜLÜK-TURANCILIK DAVASI” olarak bilinen davada VATAN HAİNLİĞİ -daha sonra bu vatan için canını hiçe sayan nice vatan evladına aynı suçlama devam edecektir- ile suçlanarak tutuklandı. Yani suçu -sizin başlıkta bahsettiğiniz “Tarihimizi” ve “Millet” dediğiniz tarih ve millet ile hiç mi hiç alakası olmayan- tarihî kökleri binlerce yıllara dayanan Türk Tarihi, Türk Milletini sevmekti. Vatan hainliği suçlamasına “Bunu şiddetle redderim. Ben yeryüzünde herşeyden çok milletimi ve vatanımı severim.” demesi kâr etmedi. Çünkü mühim olan onun ne olduğu değildi.
Ona bu suçlamayı yapanlar, -tıpkı sizin “en kötü demokrasiyi en iyi ihtilale tercih eden” bir kişi olduğunu bildiğiniz halde Alparslan TÜRKEŞ'e yaptığınız iftira gibi- onun Türk Vatanını, Türk Milletini nasıl sevdiğini biliyorlardı. Ama iftira ve çamur atmaktan geri kalmadılar; tıpkı sizin gibi...
27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi'nin mühim simalarından biri de Alparslan TÜRKEŞ'ti. Ona göre bu hareket “partilerüstü ve millî birliği” sağlayacak bir hareket olmalıydı. Onun “ülke” ve “kültür” bütünlüğü üzerinde hassasiyetle durması bazı politikacıları kızdırdı ve onları baskısıyla Millî Birlik Komitesi üyeliğinden çıkartıldı. Daha sonra Hindistan'a sürgüne gönderildi.
Bundan sonrasını anlatmaya gerek görmüyoruz ancak eğer azıcık aklınız, azıcık izanınız ya da azıcık insanlığınız varsa iyice bir düşünmenizi istiyoruz. Yazınızda bahsettiğiniz 12 Eylül İhtilali'nde en çok zarar gören kimlerdir? Ve yine iyice bir düşününüz: Siz ve sizin gibilere 12 Eylül İhtilali'ni yapanlar niye dokunmadılar?
Aklınızı başınıza alınız. Ne Türk Milleti, ne onun değerleri, ne de onun yetiştirdiği nadide insanlar sahipsizdir.”