|
|
|
SİYASET-TİCARET VE ODALAR |
|
|
|
Tarih : 17.03.2010 - 13:42:50 |
|
| Son günlerde iki oda başkanı arasında bir siyaset tartışmasıdır gidiyor |
|
|
|
Oda başkanını birisi çıkıp diğer oda başkanını ima ederek oda mikrofonlarından siyaset yapıyorlar diyor. Diğer oda başkanı çıkıp 'ben siyaset yapmıyorum. Oda başkanı olarak üzerime düşen görevi yapıp üyelerimin haklarını savunup şikayetlerini dile getiriyorum' diyor. Bir başkaları da çıkıp iki oda başkanının bu tartışmalarından kendisine rant sağlamaya çalışıyor. Bu tartışma geçtiğimiz gün Türkiye odalar ve Borsalar Birliği Genel Başkanı hemşerimiz Rifat Hisarcıklıoğlu'nun yemekli basın toplantısında iyice alevlendi. Elbette ki insan olan vatandaş olan herkesin bir siyasi görüş ve düşüncesi vardır. Her ada başkanı da bir insan olduğuna göre onunda bir siyasi görüşünün olması doğal hakkıdır. Bu şehirde kim ne derse desin kimi hangi siyasi görüşe sahip olduğunu herkes çok iyi bilmektedir. Bunun içinde siyasi görüşünden dolayı kimse kınanamaz. Hatta bu işi birisi açıktan biriside kendisini gizlemeye çalışarak yapıyorsa işte o zaman bir aksaklık ve eksiklik aramak gerekir. Kaldı ki bir adı başkanı iktidarın tüm icraatlarını kayıtsız şartsız destekliyorsa bana göre bu daha da yanlış ve yaptığı iş eksik kalmaktadır. Çünkü odaların görevi üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak ve iktidarın bu sahadaki eksikliklerini dile getirip çözüm bulunmasını istemektir. Ayrıca siyasetle ticaret iç içedir. Siyaseti ticaret yapan insanlar yapmalı ki yıllardan beri söylene gelen yolsuzluklar, usulsüzlükler adam kayırmalar, vurgunlar soygunlar asgariye inebilsin. Siyaset yapan insan bu işten nasıl rant elde edebileceğini düşünmeden sadece halka ve hakka hizmet edebilmen için siyaset yapabilsin. Ayrıca bir oda başkanı görevini sürdürürken veya bıraktığı zaman siyaset yaparsa bu daha da verimli olacaktır. Oda mikrofonundan siyaset yaptığı ima edilen Ticaret Odası Başkanı Hasan Ali Klici yi yıllardan beri tanırım. Bir siyasi girüşü olduğu halde kendi siyasi görüşünün partisi iktidar olduğu zaman onu da amansız bir şekilde eleştirdiğine bizzat şahit olanlardan birisiyim. Hatta o zaman mensubu olduğu partinin yöneticileri Kilciyi amansız bir şekilde eleştirip bu görüşe mensup olmadığı ve ya olamayacağı bile ileri sürülmüştür. Bunun için Kilci Başkanın siyaset yaptığı yolundaki iddialara katılmıyorum. Sayın Kilci de her insan gibi demokratik hakkını kullanıyor ve iktidarın eksiklerini ve aksaklıklarını dile getirerek kendi asli görevini yerine getirmiş oluyor. Bunun da kınanacak hiçbir tarafı yoktur. Bunun da böyle bilinmesi gerekir. Gelelim asıl konumuza. Başkan Hisarcıklıoğlu toplantıda önce kendisi konuştu, gazetecileri dinledi daha sonra Oda başkanlarını dinledi ve kendisine yöneltilen sorulara cevap verdi. Başkan Hisarcıklıoğlu Kayseri hakkında övgüler yağdırıp Kayseri'deki gelişmelerden övgüyle söz ettikten sonra Kayseri'deki bir eksikliği dile getirdi. Her bakımdan gelişmiş olan Kayseri'nin Sosyal ve kültürel bakımdan geri kaldığını söyledi. Hisarcıklıoğluna göre bu eksiklik giderildiği taktirde Kayseri her bakımdan dört dörtlük bir kent haline gelecektir. Ben şahsen bu tespite yürekten katılıyorum. Kayseri de yapılan her iş getireceği ranta göre yapılıyor. Yapılan işin sonunda bir rant varsa yapılıyor yoksa kimse o sahaya dönüp bakmıyor. Elbette insanlar ticaret yapıyorsa bunun karşılığında da bir gelir elde edecektir. Ancak bir kentin gelişmesi ve kalkınması için bu yeterli değildir. Girişimciler ve işadamları kazandıkları paranın bir miktarını nasıl ki hayır işlerine ayırıp harcıyorsa bir kısmını da sosyal ve kültürel işlere ayırmalıdır. Bir kentte yaşayan insanların kendisine hizmet etmesi için seçtiği belediye başkanları hizmetlerin yanı sıra o kentin sosyal hayatının ve kültürünün gelişmesi içinde çaba harcamak zorundadır. Ama ne var ki Kayseri de bu böyle olmuyor. Bazı sivil toplum kuruşları dışında hiçbir kurum üzerine düşen görevi yapmıyor. Belediyelerin sosyal hayat için harcadığı paralar ise çok yetersiz kalıyor. Dileriz bundan sonra Kayseri'nin sosyal hayatı ve kültürel hayatının gelişmesi için herkes üzerine düşeni yapacaktır. Aksi taktirde bütün yatırımlar ranta yönelik yapılmaya devem edecek ve bu kentte yaşayan yoksul insanlar hakkı olan hayatı yaşamaktan ebediyen mahrum kalacaklardır.
|
|
|
|
|
|
 |
336 Kişi Tarafından Okundu. |
|
Yorum ( 0 )
|
|
|
|
|
Kayıtlı Yorum Bulunmuyor. |
|
|
|
|
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar |
|
|
|
|