Hakikaten de Kıbrıs'ta sonu ne olacağı sarih olan bir müzakere sürecinin içerisindeyken şu suali sormadan kendimi alamayacağım; Rüzgar hiç ekilir mi? Tabi ki de ekilmez, ancak edebiyat ile uğraşanlar bu deyimi iyi bilirler... Rüzgar ekildi mi sonu ne olur onu da anlarlar. Zira bu işler şakaya gelmez, gelmemelidir de...
Bilmeyenlere yine de bu deyimin tamamını hatırlatalım; Rüzgar eken fırtına biçer! İşte şuan ki sürecin en güzel izahatı sanırım bu şekildedir... Takdir edildiği üzere Türk milletinin varoluşundan günümüze değin Türk ordusu ve ona liderlik yapan şahsiyetler her daim milletin hassas konuları arasında yer almıştır. Atamızın da deyişi ile
"Ordumuz Türk milletinin çelikleşmiş bir ifadesidir" sözü bu tarihi süreçte verilen değer kısaca özetlenmesidir. Lakin gelinen süreçte milletimizi kendi içerisinde bölmek ve dış unsurların çıkarları doğrultusunda hareket etmesini sağlamak maksadıyla sinsi bir savaş gerçekleştiriliyor. Bu savaşın adı da Psikolojik savaş. Zamanımızın savaşları artık tankla tüfekle olmadığı için Psikolojik savaş yöntemi ile "Devletlerimiz" ve onun temel yapı taşlarından biri olan kısaca milletimizin ruhu, gücü kırılmak isteniyor.
Emete GÖZÜGÜZELLİ CİVAN'ın yazısı'nın tamamını lütfen bu adresten okuyunuz
www.kibris1974.com/psikolojik-savas-kiskacindaki-tsk-1-t106014.html