Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi
 

ULUSAL - Genelkurmay-Açılım ve Ortaylı - Kayseri Meydan Gazetesi
   
 Genelkurmay-Açılım ve Ortaylı

Genelkurmay-Açılım ve Ortaylı
 Yazı Boyutu

 Tarih : 20.02.2010 - 22:44:11 


Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ Terörü, yalnız silahla bitiremezsiniz, ekonomik ve sosyal önlemler alınması gerekir dedi ve eş zamanda, Orduda da reform yapılması gerektiğini söyledi


Bunlar kendi çerçeveleri içinde, çok doğru! Askerler bunu ilk defa söylemiyorlar... Ancak Başbakan Erdoğan, “Kürt Açılımını”, nam-ı diğer “Demokratik açılımı”, sanatçıların suni teneffüsüyle canlandırmaya çalışırken, hele yandaş medya ve aydınlar Başbuğ’u övmeye başlayınca, hatta Hilmi Özkök’e benzetince, Genelkurmay Başkanının bu son sözleri, ister istemez zihinlerde sorulara, şüphelere yol açıyor. Acaba, Başbuğ da “Demokratik açılımı” destekliyor ve “ölüyü” diriltmeye mi çalışıyor, bu konularda Başbakanla, aralarında bir  “paslaşma” mı var ve Başbuğ da selefi Özkök gibi, liberal aydınları ve yazarları hoşnut etmek mi istiyor?

Reform rüzgârları
“Orduda reform”, “ iç düşman” tanımının Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nden başlayarak ortadan kaldırılması biraz İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesindeki ‘kollama’ görevinin kaldırılması mı?
Ben kesinlikle, Başbuğ’un “reform”  anlayışının bu olduğuna inanmıyorum... Bana kalırsa, Genelkurmay Başkanının söylemek istedikleri, tamamen başka! Onun  “Orduda reformdan” amacı, asla TSK’nın geleneksel yapısını değiştirmek, parayla pulla elde edilemeyecek bir “ruhu” feda etmek, “Ordu-Millet” anlayışını değiştirmek olamaz.
Anladığım kadar, Genelkurmay Başkanının sözünü ettiği  “reform”, her kurumda yapılması gerektiği gibi, ordunun güncelleştirilmesi, daha az bürokratik, daha çevik ve işlev odaklı yapılanışı olacaktır! Mesela, bu “reformlar” arasında Başbuğ’un başlattığı, silahlı kuvvetlerin “omurgasını” teşkil eden “astsubayların” statülerinde yapılacak yeni düzenlemelerle, ordudaki olası bir nifak zeminini ortadan kaldırmak olabilir!
Fakat liboş aydınlar, yandaş yazarlar Türk Ordusunun kökünden değişmesini, hatta “Yeniçeriler gibi” kazan kaldıran (!) bugünkü ordunun yerine, “Nizam-ı Cedit” kurulmasını isterler... Bunun için de, cesaret buldukça Orduya saldırılarını arttırdılar ve daha Başbuğ konuşmadan,  “Ordu değişiyor, artık vesayetinden kurtuluyoruz”  diye bayram etmeye başladılar!

Dış destek
AB ve ABD de, Türk Ordusunun değişmesini, içeride etkisini kaybetmesini ve fakat dışarıda, kendi “lejyonerleri” olmasını, kendi çıkarları için, isterler...
ABD Büyükelçisi James Jeffrey cenapları;  “Tabii bir de AB’ye katılımın gerekli kıldığı koşullar var. Ordunun sivil hayata müdahalesinin azaltılması hatta tümüyle ortadan kaldırılması gerekiyor. Hatta ordunun politikaların şekillenmesindeki müdahalesinin de azaltılması hatta kaldırılmasını gerekli kılıyor.” buyurmuşlar! AB raporlarında da bunlar var!
Yanlış anlaşılmasın; teröre karşı tek çare, elbette ki, “herkesi öldürmek” olamaz... Başka şeyler de yapmak lazım! Ama bu şeyler yapılırken, asıl büyük tablo gözden kaçırılmamalı, terörün, başkaldırının asıl amacının, kimlik, kültür hakları  “demokrasi” değil, Büyük Kürdistan olduğu unutulmamalı... Başka iç tehditler de var... TSK, işte bunlara karşı her zamankinden fazla gerekli, en kuvvetli savunma hattımız! İşte, yabancılar, işbirlikçiler ve yalakalar, bunun içindir ki, bu “hattı”, içeriden ve dışarıdan, yarmaya çalışıyorlar! Bu sırada, sevgili dostum, -maalesef artık nadirattan olan- “milliyetçi aydın” tarihçi Profesör İlber Ortaylı’nın Ankara’da yaptığı konuşma, şifa gibi geldi. Tamamını okumak lazım. İşte Ortaylı’nın, tarih bilgi ve şuurundan kaynaklanan konuşmasının ana hatları; “Türk toplumunun militarist olmasından Belçika’nın, İsviçre’nin ne zararı olabilir? Askeri vasıflarını kaybetmiş Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor... Her milletin kendi özel vasıfları vardır, Türklerin de birinci vasfının asker millet olması ve tarih yapmasıdır. Bizim en önemli vasfımız da tarih yapmamız, teşkilatçı bir yapıya sahip olmamızdır... Milliyetçilik, mensubu olduğun ve içinde yaşadığın toplumu sevmektir... Son yıllarda Türkiye’de milliyetinden utanma duygusu, anti militarist, asker düşmanı bir topluma doğru gidiş körükleniyor... Türk askeri sanatından, askeri toplum özelliğinden insanlar rahatsız oluyor ama ne yapalım bu Türklerin en önemli vasfı. Siyaset gelişmezse darbe kaçınılmaz olur. Demokratik açılım boş laftır. Kimse kimseye kitle dalkavukluğu yapmak için, sempatik görünmek için konuşmasın. Bunlar tehlikeli işler, belediyeciliğe benzemez” Benden son söz: “Türk ordusu güçlü olmazsa, Türkiye güçlü olamaz!”

Altemur KILIÇ
altemurkilic@ttmail.com
09 Şubat 2010

  Editör : Fatih HAN

 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 15 Puan Verildi
 Kaynak :  Başka Site

 Kategori  ULUSAL

264 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
 Köşe Yazıları

Rifat AÇIKGÖZ

Rifat AÇIKGÖZ ¬
KİMLE GÖRÜŞMEK İSTEMİYOR?

H.A.Kürşat AÇIKGÖZ

H.A.Kürşat AÇIKGÖZ ¬
İHALE OLMADAN İHALE ALAN FİRMALAR

Gökhan YILDIRIM

Gökhan YILDIRIM ¬
Kabulümsün

M. Günay SIDDIKOĞLU

M. Günay SIDDIKOĞLU ¬
ERDOĞANA DA HAYIR REFERANDUMA DA HAYIR

Fatih HAN

Fatih HAN ¬
TÜRKİYENİN KADERİ ASSUBAYIN KADERİ
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
31  Temmuz 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 170
 Dün : 276
 Toplam : 118768
 Ip No : 38.107.191.114
     

 
 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5045 1.5118
  Euro 1.9596 1.9691
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 





SİYASET | GÜNCEL | SPOR | KAYSERİ | ULUSAL | HUZUR SAYFASI | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2003- Kayseri Meydan Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır. 

 Çilem.Net

Sayfa Yüklenme Süresi 0,91 saniye.