BİR insanı, sivil ya da asker, iterek,
aşağılayarak, tuzakla, iftirayla, maddi, manevi şiddetle ölüme, intihara
sürükleyen kim olursa olsun...
Hepsine lanet olsun!
Türkiye, çoğu denizci, intihar eden subaylarla birlikte farklı bir acı,
şaşkınlık, merak ve öfkeyi paylaştı.
Suç, masumiyet, özel hayat, komplo, itiraf, iftira, iddia, iddianame,
haysiyet, ihanet, şantaj, bunalım karıştı. Genelkurmay Başkanı, Altaylı
ve Bardakçı’ya demişti ki, “Bunlar askerimin
moralini bozuyor. Askerimin moralini bozan herkesle savaşırım.”
Sayacaklarımı duymak istemiyorlar ama, yıllardır “morali
bozuk askerler”i anlatmaya çalışıyorum.
Çünkü, “Keşke bütün ordu personelini, teğmenler dahil, toplayıp
konuşacak imkânım olsa” derken, Genelkurmay Başkanı’nın “teğmen”de
bitirdiği gibi, “bütün ordu personeli” bundan ibaret
değil. Geride, erler hariç, “ordunun yüzde 80’den fazlası”
var; on binlerce astsubay, uzman jandarma, uzman çavuş, sivil memur ile
on binlerce emeklinin “moralleri hep bozuk”.
“İntihar eden emekli veya muvazzaf subay”,
bunalmış insansa, her insan aynı derecede insansa, çok sayıda “askeri,
insani vaka” sunayım: Hükümetin, Genelkurmay’ın, medyanın
görmezden geldiği “yaygın moral çöküşü”nü. 2007 başı.
Adana’da garnizonda, 21 yaşındaki Topçu Astsubay Sercan Akbunar’ın
başına tek kurşunla intiharı üstünde durmuştum; ailenin de (o zaman)
isteğiyle. Herkes içinde onuruyla oynanmış, kaldıramamıştı.
Sonra baktım...
Astsubaylar mesela; buyrun içtimai-i intihara: 2008: Nisan:
Aydın. 45 yaş.
Kudret Kaya... Temmuz: Bandırma. 53 yaş. Rahim
Eken... Temmuz: İzmir. 23 yaş. Resul Uyanık...
Aralık: Samsun. 53 yaş. Fatih Erkan. 2009:
Ocak: İzmir. Emekli. 58 yaş. Hasan Kutlu... Mart:
Diyarbakır. 28 yaş. Onur Çağlar... Nisan: Kastamonu.
59 yaş. Recep Savaş... Nisan: Kayseri. 22 yaş.
Mustafa Yazıcı... Mayıs: Ödemiş. Emekli. Eşini de
öldürdükten sonra. Niyazi İnal... Temmuz: Mersin. 27
yaş. Evren Aydın... Temmuz: Erzurum. 42 yaş.
Tanju Sağduyu... Eylül: İzmir, Emekli. Nevzat
Baysal... Ekim: Adapazarı.
Kışlada. 22 yaş. D.G... Kasım: Adapazarı. 39 yaş. Erbil
Güzel... Aralık: Emekli. Ülkü Turgut. 2010:
Ocak: Bolu. 28 yaş. A.Z... Ocak: Kilis. 30 yaş.
İ.D...
Uzmanlar mesela; buyurun paramparça resm-i
geçide:
2008: Nisan: Adana. Yıllarca
görev yaptıktan sonra tayin yine Güneydoğu’ya çıkınca istifadan beş ay
sonra, işsizken. El bombası pimi çekerek. 30 yaş. S.B...
Haziran: Adapazarı. 28 yaş. Serdar Aslan... Ekim:
Kandıra. 42 yaş. Zeki Meşeli... Kasım: Elazığ.
Öğretmenevi. 8 aylık hamile eşi ikiz beklerken. 24
yaş. Birol Sürmenli... Kasım: Gerede. Henüz 3 aylık
uzmanken. Oğuzhan Ç... Kasım: İzmir. Bir ay önce baba
olmuşken. 24 yaş. Osman Gökçe...
2009: Nisan: Akşehir. Dört çocuklu. 39 yaş. Mehmet
Saraç... Mayıs: Diyarbakır. Ömer Özdemir... Temmuz:
Akçaabat. Uzman eşi. 33 yaş. Tülay Tosun (Kocanın da
intihar girişimi)... Temmuz: Bilecik. 28 yaş. F.B...
Eylül: Lice. 31 yaş. Yalçın Gülümser... Ekim: Siirt.
Murat Öztürk (şüpheli)... Kasım:
Tekirdağ. 22 yaş. Gökhan Gez... Kasım: Tokat. 22 yaş. Nuri
Karagül... Kasım: 17 yaşındaki kızının intiharı üstüne intihar
girişimi. M.K...
Bunlar sadece kayıtlar. Belki daha fazla.
Erler yok listede. Bunca insan; inanç, üniforma gibi kutsal gördüklerine
rağmen neden intihar etti? Bazısı, belki “ailevi”;
tamam. Tek tek yazmadım.
Birçoğu bunalım, aşağılanma, garnizonda intihar. Beylik silah.
Şakağa tek mermi. Geride ana, baba, eş, nişanlı, çocuk, bebek, doğmamış
bebekler. Örtbas! Başta Başbakan ve Genelkurmay Başkanı, sonra medya; “TSK’da
haysiyet intiharları”nı yeni baştan sayabilirler; bu insanlar
da “bütün ordu personeli”ne dahilse; eğer
“Askerimin
moralini bozan herkesle savaşırım” herkesi de kapsıyorsa!