Bu haberi okuyunca ne hale geldiğimizi birkez daha gözümün önünden geçirdim.
Haber şu: “Tek odalı evinde tek başına yaşayan 74 yaşındaki şehit ablası Menzuka Koç'u “Şehit ve Gaziler Derneğinden geliyoruz. Elinde ne kadar para varsa o kadar sana nakit para vereceğiz. Sokağın başında bir kamyon kömür var gel sana 40 torba kömür de verelim” diyerek Koç'un evden çıkmasını sağlayıp arka taraftan diğer dolandırıcı eve girerek evde bel çantası içerisinde bulunan 340 lira ve iki cep telefonlarını alarak kayıplara karıştı”
Şimdi merak edenler, İLGİ UYMAYANLAR ve bilmeyenler için hatırlatayım.
Şehit Ali, öyle bir KOÇ'ki! Çok zeki, çalışkan, liderlik vasfı olan bir alperen-derviş karakterine sahipti. Her işinde Allah'ın rızasını kazanmayı esas alırdı. Okulda parasız yatılı okumakta iken oradaki öğrencilere namaz ve ilmihal bilgileri verip, onların dini bilgilerinin gelişmesine çalışırdı. Kendisini çok iyi yetiştirmiş, çok kültürlü, pratik bir zekası vardı. İnandığı davasında taviz vermez, korkusuz, pervasızdı. Konuştuğu kişilerle takvim yaşının üstünde akademik bilgilere sahip olduğu intibaını verirdi.
2 Haziran 1980 yılında düşürüldüğü kahpe pusuda aldığı üç kurşunla şahadete ulaştı Ülkücü Şehit Ali Koç!..
Babası Ali'nin acısına dayanamayarak 27 gün sonra Hakk'a yürüdü.
Annesi ise evlat acısı ile psikolojik tedavi görmeye başladı!
***
Bu vatan için gözünü kırpmadan daha 18 yaşanda şahadete ulaşan Ülkücü Şehit Ali Koç'un ablasını dolandıran alçaklar ne bilecek onun kardeşinin ne için şehit olduğunu...
Ne bilecek ki; Kardeşi bugün yaşamış olsaydı onların karşısında KOÇ gibi duracağını... KOÇ gibi ailesine sahip çıkacağını!..
Ne bilecekler Allah'a adanmış KOÇ olmanın ne anlama geldiğini!..
Kansızlar ne bilecek; Şehidi, Ülküyü!..
Ama Allah'a şükür ki; o KOÇ'un arkasında bıraktığı binlerce milyonlarca KOÇ var! Hepsi de O'nun ülküsüne ve sevdasına sahip çıkıyor. Hepside O'nun emanetine saygı duyuyor.
***
Şu kadarını biliyorum ki; Özellikle Kayseri Ülkü Ocakları, bu aziz şehitlerin yakınlarını yalnız bırakmıyor.
Yanında oluyor ve maddi-manevi her türlü desteğini esirgemiyor.
Ülkü Ocakları İl Başkanı İsmail Ülger, hepsi ile yakından ilgileniyor ve onlara sahip çıkıyor. Bu olay sonrası da gerekli yardımı yapacağını biliyorum.
Bunun yanı sıra bir vesile ile bir araya geldiğimiz Mustafa Eraslan'da bu olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Kendisinin de bu aileye sahip çıkacağını biliyorum.
Eraslan'ın partiye katılmasına soğuk bakan ve eleştirenler bu aileye sahip çıkma hassasiyetini göstermezken, Eraslan'ın özellikle teklifsiz sahip çıkması “Birilerine ders olur” diye düşünüyorum.
Yıllarca MHP çatısı altında siyaset yapıp bu aileyi görmezden gelenlerin, hatta ve hatta MHP'yi temsil noktasında olupta, aynı acıları yaşayanların dahi duyarsız kalması karşısında Eraslan'ın bu davranışı ne kadar manidar değil mi?
Eraslan'ın yanı sıra 2 gün evvel durumdan haberdar olan, Vedat Ali Özışık'ta bu aileye sahip çıktı.
Hani eleştiri odaklarının hedefi haline getirilen ve neredeyse “Hain” ilan edilecek olan Özışık varya!..
Ha!.. İşte O!.. Birilerinin vicdan kapılarını kapadığı dönemde Özışık bu ailenin acısını hissetmiş ki; bugün yarın 40 torba kömür için dolandırılan Menzuka Teyzeye yardım elini uzatacak...
***
İsim isim açıklamanın doğru olmadığını biliyorum ama umarım bu yazıdan “birileri ders alır” diye bu isimleri yazma gereği duydum.
Ülkücülüğü kimseye bırakmayanların, sözde ülkücülüğünü ve gerçek yüzünü sizlerle paylaşmak istedim.
Bu olay sonrası ortak görüş şu: Eğer şehidimiz Ali Koç, bugün yaşamış olsa idi; ailesi 40 torba kömüre muhtaç olurmuydu!.. Bu aile tek göz evde yaşamak zorunda kalırmıydı!.. Hangi densiz kapısını çalıp parasını dolandırabilirdi!..
Birde kendimize şu soruya sormamız gerekiyor: Bu kadar deformasyona rağmen bu dava bugün ayakta ise bu şehitlerin kanları ile ayakta değil mi?
Biz hangi davanın üzerinden prim yapmaya çalışıyoruz. Ve kimler bizim üzerimizden prim yapmaya çalışıyor.
Eğer biz bu şehitlerin emanetine sahip çıkmayacaksak, neye sahip çıkacağız? Niye sahip çıkacağız?
Ve son söz:
Vücudunu delmiş Moskof canavar
Göğsünde bir kızıl derin yara var
Yüreğinden kopup yaradan sızar
Damla damla akar kanı canıma