Bu bir entrika, bu bir bilinmezlik, bu öylesi değil bu çok başka. Sanki ülkelerin sınırı değişmiş gibi savaşlar çıkmış insanlar ölmüş bilmediğimiz topraklarda bilmediğimiz insanları öldürmüşüz gibi. Ya da açlıktan ölüyormuş gibi insanlar. Böylesini görmemiştim doğrusu hiç bu kadar duygulanmamıştım. Allahım ne müthiş bir acı dayanılması gerçekten zor.
Haftalardır açmıyorum televizyonu açar açmaz ne gördüm dersiniz? Ali Kırca. Arkada acıklı bir fon müziği duygusal bir konuşma kendileri basket maçından bahsediyor sanki yukarda saydıklarımın hepsi olmuşçasına. Yılların televizyon kurdu öyle bahsediyor ki eminim bazıları ağlamıştır bile o cümleleri duyduktan sonra. Ocaklar sönmüşçesine anlatıyor Ali ağbimiz. Rahat bir dört dakika kesintisiz konuştu ben bir kıza öyle konuşsam kesinlikle âşık olur bana. Sanki memleketin başka derdi yokmuşçasına öyle bir anlatıyor ki bir an için her şeyi unutuyorsunuz hatta ondan sonra ki günde hep o maçtan bahsediyorsunuz. Bir tek derdimiz oymuşçasına. Amerika basket topunu nasıl zencilerin eline verip yıllarca onları oyaladıysa bize de aynı politika diretiliyor. Siz o gün onu konuşurken kim bilir kimler neler götürdü yine? Merak ettiniz mi hiç bilmiyorum. Ulan cezalı oyuncu oyuna girer mi be? O da bir şey mi dağdaki terörist aramıza giriyor. Meydan savaşları çıkıyor. Birileri bir yerlerde konuşmalar ve gizli anlaşmalar yapıyor biz sadece bir müsabakanın derdine düşürülüyoruz. Ali ağbi öyle bir anlattın ki yüreğime oturdu ama ben ordayken oturdu.
Bu nasıl bir yazımı? Öyle habere böyle yazı. Beni uyutamamanın ızdırabını yaşayamayacaksın biliyorum. Ama olsun benimle beraber bu yazıyı okuyanlarda uyumayacak. Her nerede dalga geçiliyor ve geçiyorsa. Kurban bayramınız kutlu olsun…