Ramazan ayının standartları vardır sizin asla farkında olmadığınız standartları. Bu standartları da siyasiler, televizyoncular ve ulusal basın yapar. Birde sanatımcısılar var. Ramazan ayında herkes müslümandır patronunuz bile. Düşünsenize size asla zam yapmak istemeyen sizi kuru ekmeğe muhtaç eden patronunuz yardım paketi verir size Allah rızası için.
Mesela sanatımcısılar ezan okumak isterler insanların gözüne hoş görünmek için. Bu ayda her şeyden soyutlanırlar çünkü bu ayın her günü Allahın günü diğer ayların günleri şeytanın günü. Siyasiler sürekli bu ayın bereketinden bahseder ama sadece bu ay boyunca. Evet onlar için bereketli bir aydır bu ay, doğru söylerler yani. Magazinden sıyrılan televizyonlar ise Mekke’yi ve Medine’yi gösterirler sürekli olarak. On yıl önce çekilen görüntüleri sürekli izletirler. Dini filmler girer ardında ekrana. İmam efendiler çıkar televizyonlara ve tartışmaya başlarlar. Öpüşürsek oruç bozulur mu? Biri için bozulur biri için bozulmaz tartışma nasıl uzayacakta bu milleti oyalayacağız hesabı yaparlar. Gazetelerde o ay için yedekte tutulan hocalar vardır onlar yazarlar o ay boyunca. Bir ay boyunca köşe yazan hocalar sürekli birbirleriyle kalem kavgası içindedirler. Kendileri bile anlayamaz ne dediklerini ne yaptıklarını. Ama sadece biraz sizi meşgul etmek için yazılır çizilir oynanır ve hepsi bu ayda yapılır. Şefkat ayımı Ayı şefkatimi anlayamazsınız.
Fiyatların nasıl yukarı çekilip yardım paketlerinin nasıl dağıtılıp sizlerin gözünde nasılda iyi insan olarak göründüklerini gelecek hafta anlatmak istiyorum. Açlıktan düşünmeye fırsat bulamıyorum da. Hoca birazdan okuyacak ezanı ne dersiniz ezanı imamlar mı okusa daha hoş yoksa şarkıcı parçalarımı?