Erciyes Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ile ilgili o kadar çok iddia var ki; bunları bir günde işlemek ve muhatabına yöneltmek inanın mümkün değil...
Okul yönteminden şikayetçi olmayan yok ki!..
Ben bile ilk konuşmamda şikayetçi oldum.
Çünkü öyle bir okul müdürü var ki, Evlere Şenlik...
Bu bizim Evlere Şenlik okul müdürünü dün mesai saati bitmeden aradım..
Sekreterine kendimi tanıtıp müdür beyi istedim.
“Selamunaleyküm, Ben Meydan Gazetesi'nden Kürşat” sorusuna aldığım cevap beni şaşırtmadı.
Allah'ın selamından önce soyadımın olup olmadığı kaygısına düşen müdüre soyadımızı söyledikten sonra kendisi ile görüşmek istediğimi ifade ettim.
Ne derse beğenirsiniz; okulda her işe karıştığı yetmemiş gibi bizim işlere de karışmak istemez mi?
Neymiş efendim. Yazı İşleri Müdürü olarak Mustafa Duran'ın köşe yazılarına müdahale etmemişim.
Yahu tam gazeteci olacak adammış esasında. Ama olacak buya!.. Ola ola fizyologken BESYO'nun başına yanlışlıkla müdür olmuş...
Eee... Naparsınız, koyunun olmadığı yerde, Abdurrahim Çelebiler cirit atarmış.
Bu da böyle birşey işte.
Müdür bey ulviyetimizi görmeden sorulara cevap vermeyeceğini belirterek bugünden için randevu vermişti.
Ama yine kendisinden bekleneni yaparak sekterini aratmış ve “Bugün işlerinden dolayı bizimle görüşemeyeceğini, Erciyes Üniversitesi Basın Yayın Müdürlüğü ile görüşmemizi” tavsiye etmiş...
Hay Allah razı olsun.
Yahu 55 yaşına gelmiş koca profesör olmuş, bir okulun ve binlerce öğrencinin sorumluluğunu almış adam, bu okuldaki sıkıntıların dile getirileceği bir görüşmeden kaçar mı?
Kaçarmış demek ki!..
Yani buna ne denir şimdi!..
Ben muhatabımın kim olduğunu çok iyi bildiğim için aradım yahu...
Ama minderden kaçmak er kişiye yakışmaz...
Ama burası Er Meydanı...
Şimdi ben soracağım soruları Bilgi Edinme Yasası'ndan faydalanarak yine soracağım...
Ama Okulun kantinini askerlik arkadaşının oğluna ihalesiz verdin mi? Vermedin mi?
Buna sen cevap vereceksin!..
Bu konuyu da Üstün Bey'e soracak halim yok...
Oğlunun olduğu iddia edilen Medikal Şirketi'nden okula 28 bin TL'lik malzeme aldın mı? Almadın mı?
Okulda adaletsiz bir yönetim tarzı kullanıp, bazı hocalara fazla ders verirken, diğerlerine hiç ders verip vermediğini kime sorayım?
Yurt dışına gitmek için Futsal takımına 18 bin TL aktardın mı? Aktarmadın mı?
Yaptıysan niye yaptın?
Şimdi bunları Üstün Bey ne bilsin!
Rektör Bey ne bilsin!
Ah.. Ah.. Kim ne bilsin!..
Ama bunlar devede kulak bile değil...
Hele hele şu son ÖZYES sınavı sonuçlarını tam olarak bir açıklasanız...
Hangi öğrenci kaç saniye yapmış, ÖSS puanı kaçmış...
Kaçıncı sıradan okula yerleşmiş.
Birde bunları açıkla!..
Ama acele yok...
Şimdi iyi kötü son bir ay içerisinde Bekir Çoksevim ile ilgili haberlere baktığınız zaman, haberlerin çoğunluğunun bugün Türkiye'de cemaat odaklı olduğu iddia edilen gazetelerde ve televizyonlarda yer aldığını görürsünüz...
Neden mi?
Çünkü; Çoksevim, Mustafa Duran'ın iddialarına cevap vermek yerine, Cihan Haber Ajansı aracılığı ile kendi çapında bir kaç demeç vermiş ve bunları yayınlatmış...
Yahu... BESYO'nun müdürü olarak diğer gazetelere açıklama yapmayı hiç düşünmediniz mi?
Yada özel haber olarak yayınlanması gereken bu haberleri neden sadece bu ajans aracılığı ile yapma ihtiyacı duydunuz?
Bak açıklama yapacaksan şu açıklamayı yap:
BESYO'DA KÜRT AÇILIMI...
Anlat anlat... Öğün öğün dur.
BESYO'da bin öğrencinin yüzde 35 - 40'ı doğu kökenli diye.
Son operasyonda yakalanan Y.K.'da bizim okuldaydı de.
Tutuklu olmasına rağmen sınav yapmaya çalıştık de. Anlarda insan de. PKK sempatizanı da olsa, Şerefli Mehmetçiğimize kurşun sıkanlara alkış tutsalar da bizim öğrencimiz de...
Öğün öğün...
Başın göğe ersin hatta...
Ve eklemeyi unutma, bizim okulda epeyce de PKK sempatizanının olduğu iddia ediliyor diye.
Ve gurur duy...
Çünkü bu senin eserin.